İnanılır gibi değil. Tam bir hafta oldu ben meditasyona başlayalı ve her gece aksatmadan, tembellik etmeden, "Ufff, bu gecelik de yapmayıvereyim!" demeden on dakikalık meditasyonumu yaptım. Evet, zihnimi pek boşaltabildiğim söylenemez henüz, ama stres seviyem epey bi düşüyor her meditasyonda. Düşünceler yok olmuyorsa da azalıyor, akışları yavaşlıyor.
Bu arada meditasyona başlarken önemli olan düzenli olarak uygulayabilmek, yani rutinini oluşturmak. Bu yüzden başlarda beş dakikayla da yetinebiliriz. "Olmuyor, of sıkıldım, yapamıyorum." deyip de vazgeçmemeli, çünkü dediğim gibi meditasyon denemeleri bile sakinleştiriyor insanı. Rutin oluşturmaktan kastım, evet her gün yapmak ama, uzmanlar aynı saatte ve belli bir yerde (köşede) yapılan meditasyonun da rutini yaratmada faydalı olduğunu söylüyor.
Bu yüzden evinizin bi köşesini meditasyon köşesi yapabilirsiniz. Ben odamdaki eski yer minderini pencerenin önüne koydum ve benim köşem orası. Arada mum da yakıyorum. Alevin titreşimlerini izlemek iyi geliyor insana. Ama bence meditasyonu en çok kolaylaştıran şey müzik. Rahatlatıcı müzikler bulmayı, bir de üstüne bir iki güzel kokulu tütsü almayı planlıyorum.
Yazmaya devam edeceğim, ama bu gece anneannem misafir bizde. O yüzdeeeeen ciao:)
Gerçekçilik ve karamsarlık arasındaki vadide estirmeye çalışıyorum hayat rüzgarımı, neşeli neşeli. İçimde bi hayat aşkı var ve bana sürekli "Keşfet!" diyor. Ben de hem keşif serüvenlerimi paylaşayım diyorum burada, hem de birbirimize yardım edelim, neşe rüzgarımızı güçlendirmek için.
24 Ocak 2011 Pazartesi
17 Ocak 2011 Pazartesi
Meditasyon Günlüğü
Pazartesi gelmiş bile, bir saat kırk beş dakika önce. Eminim birçok insan sendromlu sendromlu işe, okula, bir yerlere gidecek. Ben mi? Yok, yaklaşık üç aydır bende pazartesiler sıkıntı yaratmıyor, çünkü aylağım. Yüksek lisansta zorlu iki tezi geride bırakınca, kendime biraz zaman tanımaya karar verdim. Hem dinlenmek, hem de hayatımın kalanına yön vermek için. Dolayısıyla bir süredir yapmayı ertelediğim şeylere vakit ayırabiliyorum. Daha çok kitap okuyorum mesela, zaten Türkçe kitap okumayı özlemişim. Sonra yeniden keman kursuna başladım. İki kez başlayıp bıraktıktan sonra, bu kez inatla öğrenmeye karar verdim.TEGV'e gönüllü oldum, ufak ilçemin ufak tiyatro grubuna katıldım ve haftada üç gün provalara gidiyorum. CHP'ye üye oldum çünkü bu seçimlerde AKP'nin kazanmasını kesinlikle istemiyorum. Tüm bunlara eklemek istediğim birkaç aktivite daha var. Ama şimdilik ikisini anacağım: yazmak ve meditasyon yapmak.
Daha önce meditasyon yapmayı denedim, yaklaşık on kez herhalde. Ama farklı zamanlarda ve rutinimi oluşturamadan. Dolayısıyla nirvanayla henüz tanışamadım:).Bu günlüğü de şu yüzden yazıyorum, ben meditasyon konusuna yabancı sayılırım. Yeni yeni deneyimleyeceğim şeyleri, kendimde gözlemlediklerimi ve konuyla ilgili öğrendiklerimi paylaşayım ki, meditasyona yabancı gözlerle ama merakla bakanlara bir faydam olsun, tabi bir yandan da anlatayım, içimdekileri sizinle paylaşayım.
Şimdi gidiyorum. Bu gece ilk meditasyon gecem, bakalım nasıl olacak? Daha fazla şey yazacağım meditasyona dair, ama saat daha da ilerleyip bana uyku çökmeden gideyim.
Umarım canlı bir pazartesiye uyanırız:). Gerekirse de canlandırırız, değil mi ama?!
Daha önce meditasyon yapmayı denedim, yaklaşık on kez herhalde. Ama farklı zamanlarda ve rutinimi oluşturamadan. Dolayısıyla nirvanayla henüz tanışamadım:).Bu günlüğü de şu yüzden yazıyorum, ben meditasyon konusuna yabancı sayılırım. Yeni yeni deneyimleyeceğim şeyleri, kendimde gözlemlediklerimi ve konuyla ilgili öğrendiklerimi paylaşayım ki, meditasyona yabancı gözlerle ama merakla bakanlara bir faydam olsun, tabi bir yandan da anlatayım, içimdekileri sizinle paylaşayım.
Şimdi gidiyorum. Bu gece ilk meditasyon gecem, bakalım nasıl olacak? Daha fazla şey yazacağım meditasyona dair, ama saat daha da ilerleyip bana uyku çökmeden gideyim.
Umarım canlı bir pazartesiye uyanırız:). Gerekirse de canlandırırız, değil mi ama?!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)